<p><strong>HABER MERKEZİ</strong></p>
<p>TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, Antalya, Balıkesir, Muğla, Çanakkale, Aydın gibi yurdun pek çok noktasında meydana gelen orman yangınlarına ilişkin yaptığı açıklamada, her yıl benzer felaketlerin yaşanmasının mevcut ormancılık politikalarının yetersizliğini ortaya koyduğunu söyledi. </p>
<p>Çakar, yangınların söndürülmüş ya da kontrol altına alınmış olmasının tehlikenin ortadan kalktığı anlamına gelmediğini vurgulayarak "İklim değişikliğinin etkileri, aşırı sıcaklıklar, kuraklık, yanlış arazi kullanımı ve yıllardır sürdürülen hatalı ormancılık politikaları nedeniyle orman yangını riski her geçen gün artmaktadır. Orman yangınları yalnızca meydana geldiklerinde müdahale edilecek afetler değildir. Yangınları önleyecek bilimsel, kamucu ve bütünlüklü politikaların hayata geçirilmesi zorunludur" uyarısında bulundu.</p>

<h2>GÖREV İHMALİ</h2>
<p>Her yıl yaşanan bu felaketlerin orman yangınlarıyla mücadelenin basit bir söndürme işi olmadığını gösterdiğini kaydeden Çakar "OGM, Orman Genel Müdürlüğü, yıllardır orman yangınlarını önleme çalışmaları yapmak yerine yangın söndürme çalışmalarına odaklanmış durumdadır. Bu açık bir görev ihmalidir. Bu ihmalle kaybettiğimiz yalnızca doğamız değil, hepimizin geleceğidir" diye konuştu. Orman yangınlarını önlemenin, risklerini azaltmanın ve etkilerini en aza indirmenin başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere kamu kurumlarının ve siyasi iktidarın anayasal ve yasal görevi olduğunu kaydeden Çakar, şöyle devam etti:</p>
<blockquote>
<p>"Yangın riski altındaki bölgelerde ivedilikle risk analizleri yapılmalı, gerekli tedbirler alınmalı ve acil durum eylem planları hazırlanarak hayata geçirilmelidir. Bu adımlar, en az kurtarma ve yardım çalışmaları kadar önemlidir ve ihmal edilemez. Türkiye’deki orman yangınlarının yüzde 90’ından fazlasının insan kaynaklı olduğu OGM tarafından açıklanmıştır. Bu yangınların sorumlularını ve kök nedenlerini araştırmak, buna uygun önlemler almak ve ormancılık politikaları geliştirmek OGM’nin göreviyken bu görev yıllardır tam anlamıyla yerine getirilmemiştir. Orman yangınlarının büyük felaketlere dönüşmesinin engellenmesi ve yangınların yaratacağı doğal ve toplumsal yaraların en aza indirilmesi için önceden önlem alınması zorunludur. Ormanlarımızın rant amaçlı madencilik, taş ocakları, turizm, enerji ve benzeri gerekçelerle amaç dışı kullanılmasına son verilmelidir. Ormancılık örgütündeki rotasyona ve liyakat esaslı olmayan atamalara son verilmelidir. Yangınla mücadele hem teknik hem de riskli bir alandır. Orman yangınlarının önlenmesi ve söndürülmesi çalışmalarını yürütecek ekiplerde öncelikli olarak orman köylülerine yer verilmeli, bu sayede orman köylülerinin ormana yabancılaşması engellenmelidir. Bakanlık ve Orman Genel Müdürlüğünün öncelikli görevi, Anayasa’da belirtildiği üzere, yanan ormanların yerine yeni ormanlar yetiştirmek ve bu alanların başka amaçlarla kullanılmasını engellemektir.</p>
<p>Ormancılık örgütü, yangınlar sırasında yerel yönetimler, demokratik kitle örgütleri ve diğer kamu kurumlarıyla eşgüdüm içinde çalışmayı öngören bir eylem planı hazırlamalıdır. Yangınların çıkışını engellemek için öncelikle orman köylerinde yaşayan halk, kamu görevlileri ve bölgedeki işletmelerin personeli eğitilmelidir. Kasıtlı çıkarılan yangınlar için ağır cezai yaptırımlar uygulanması büyük önem taşımaktadır. Anız yakılması kayıtsız şartsız engellenmeli, elektrik iletim hatlarının durumu periyodik olarak kontrol edilmeli, orman yangın emniyet şeritlerinin her yıl düzenli bakımı yapılmalı, tarım arazileriyle orman alanlarının birleştiği sınırlarda yangının sıçramasını engelleyecek önlemler alınmalıdır."</p>
</blockquote>