<p>Bölge halkının aktardığına göre Danamandıra ve çevresinde halen 7 aktif taşocağı bulunuyor. Danamandıra Çevre Derneği’nden Umut Er, köyün taşocaklarıyla kuşatıldığını belirterek "Matkim 2017 yılında ÇED gerekli değildir kararını aldı. 2026’da yeniden faaliyete geçmek istedi ve ağaçları kesmeye başladı. Yaklaşık 150 dönümlük alanda kesimler yapıldı" dedi. ÇED mevzuatındaki beş yıllık süreye dikkat çeken Er, projeye bu süre içerisinde başlanmadığını belgelediklerini söyledi. Er, "Hazırladığımız dilekçe, geçmiş ve güncel uydu görüntüleri ile köylülerimizin beyanları sayesinde projenin yıllarca faaliyete geçmediğini ortaya koyduk. Yürüttüğümüz mücadele sonucunda karar geçersiz sayıldı" diye konuştu.</p>
<h2>ÖNEMLİ KAZANIM </h2>
<p>Kararın önemli bir kazanım olduğunu belirten Er, yaklaşık 150 dönümlük alanda binlerce ağacın kesildiğini söyledi. "Ağaçlarımızı geri getiremeyiz ancak alanın taşocağı çukuruna dönüşmesini engelledik" diyen Er, şöyle devam etti: "Toprak yapısı değişmedi. Ağır müdahaleler devam etmezse alanın ormanlaşmasını umuyoruz. Belki 10-15 yıl içerisinde yeniden yeşerecek. En azından taşocağı çukuruna dönüşmesini engelledik."</p>
<p>Er, bölgede başka taşocaklarının genişletilmesine ilişkin başvuruların da sürdüğünü belirterek, "Yılbaşından bu yana köyümüzde yaklaşık 600 dönüm orman diğer ocakların genişlemesi nedeniyle gitti. Bölgede çok sayıda taşocağı faaliyeti var. ÇED süreci yeni başlayan ocaklar da bulunuyor. Burası yağmalanıyor" dedi.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>***</strong></p>
<h2>YAN YANA DURURSAK KAZANIYORUZ</h2>
<p>Kuzey Ormanları Savunması da Danamandıra’daki gelişmeyi önemli bir kazanım olarak değerlendirdi. Açıklamada "150 dönüm alan taşocağı çukuru olmaktan kurtuldu. Kesilen ağaçların acısı taze ama bu alan taşocağı olmayacak, toprak yeniden yeşerecek. Takip edersek, yan yana durursak kazanıyoruz” ifadeleri kullanıldı.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>***</strong></p>
<h2>TARİHİ SU YOLUNUN DİBİNDE OCAK</h2>
<p>Danamandıra’daki tehdit yalnızca ormanlarla sınırlı değil. Köyün yakınındaki taşocaklarında gerçekleştirilen patlatmaların yurttaşları da endişelendirdiğini belirten Er, "Patlatmalar sırasında halk deprem oluyor sanıyor. Yetkililere şikâyette bulunuyoruz ancak işlem yapılmıyor" dedi. Bölgede tarihi bir su kanalı hattının da bulunduğunu belirten Er, İstanbul’a su taşıdığı belirtilen tarihi kanal üzerinde yapılan incelemelerin ardından koruma kararı alındığını söyledi. Buna rağmen kanalın yakınında taşocağı genişleme girişimlerinin gündeme geldiğini aktaran Er, patlatmaların tarihi yapıya zarar verme riski taşıdığına dikkat çekti.</p>
<p><strong> </strong></p>