<p><strong>HABER MERKEZİ</strong></p>
<p>Maraş 4. İdare Mahkemesi’nin, Afşin-Elbistan A Termik Santralı’na eklenmesi planlanan iki yeni ünite projesi için verilen çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararını iptal etmesinin üzerine bakanlık ve şirketten itiraz geldi. </p>
<p>Çevre, Şehı̇rcı̇lı̇k ve İklı̇m Değı̇şı̇klı̇ğı̇ Bakanlığı ve Çelikler Holding, yapılması planlanan ek ünitelere ilişkin projenin ÇED olumlu kararının iptaline birkaç gün arayla ayrı ayrı itiraz etti.</p>
<p>Bakanlık iptal kararının yürütmesinin durdurulması için temyiz dilekçesi verdi. Dilekçede, kararın bilirkişi raporlarına yönelik kendi itirazları incelenmeksizin verildiği öne sürüldü.</p>
<p>Dilekçede ek ünite projesi “kamunun üzerindeki yatırım yükünü azaltmayı, enerji arz güvenliğini gerçekleştirmeyi sağlayacak bir işletme” olarak tanımlanarak ünitenin hava emisyonlarının insan sağlığı, tarımsal üretim, su kaynakları ve ekosistem bütünlüğü üzerinde 'ciddi ve süregelen bir risk' oluşturduğu görmezden gelindi.  </p>

<h2>“UYGULAMA DEĞİL TUTARSIZLIKLAR COP’U”</h2>
<p>Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanyaları Sorumlusu Emel Türker Alpay, COP31 Başkanlığı logosuyla hakkında olumsuz bilirkişi raporları olan kömürlü termik santralde ısrar etmenin çelişkili olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:</p>
<p>“Türkiye bu yıl COP31 İklim Zirvesi’nin başkanı ve ev sahibi. COP31 Başkanı Murat Kurum sıklıkla bunun bir ‘uygulama COP’u’ olacağını vurguluyor. Bu, COP28’de alınan ‘fosil yakıtlardan uzaklaşma’ mutabakatının da uygulanmasına yönelik adımların atılması anlamına gelir. Bu adımların en başında da yeni kömürlü termik santral projelerinin iptali yer almalı. Ancak şimdi COP31 Başkanlığı logolu bir dilekçe ile kamu yararı olmadığı bilirkişi raporlarıyla tescil edilmiş iki yeni ek ünitenin iptali kararına itiraz ediliyor. Bu, söylem ve eylem arasındaki çelişkiyi doğrudan ortaya koyarken bir yandan da ‘uygulama COP’u’ değil ‘tutarsızlıklar COP’u’ paradigmasının devam ettiğini göstermekte. Üstelik bu ısrar, mevcut ünitelerin bugünkü haliyle bile yasal sınırları karşılayamadığının bilirkişi raporuyla tespit edildiği bir dönemde sürdürülüyor. Mahkemenin kararında ısrar etmesini bekliyoruz.”</p>
<p>Öte yandan santralda mevcut bulunan dördüncü ünite hakkında ise çevre izni ve lisans belgesinin iptali istemiyle iki yıl önce açılan dava sürüyor. Davada, 13 Temmuz’da açıklanan bilirkişi raporu, ünitenin hava emisyonlarının insan sağlığı, tarımsal üretim, su kaynakları ve ekosistem bütünlüğü üzerinde 'ciddi ve süregelen bir risk' oluşturduğunu ortaya koymuştu.</p>