<p>Ankara'nın içme suyu kaynaklarından Kurtboğazı Barajı’nı besleyen havza, orman alanlarının koruma statüsünün değiştirilmesiyle yapılaşma tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Kızılcahamam’da dört köyün sınırları içerisinde bulunan yaklaşık 3 bin hektarlık orman alanının Cumhurbaşkanı kararıyla orman sınırları dışına çıkarılmasına tepki gösteren yaşam savunucuları, kararın başkentin içme suyu güvenliğini tehlikeye atabileceği uyarısında bulundu.</p>
<p>Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği (KIRÇEV) üyesi, orman mühendisi Ahmet Demirtaş, BirGün’e yaptığı değerlendirmede 17 Eylül’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla 27 ilde toplam 3 bin 800 hektar orman alanının orman sınırları dışına çıkarıldığını, bunun 2 bin 964 hektarının Ankara’nın Kızılcahamam ilçesindeki dört köyün sınırlarında bulunduğunu söyledi. Söz konusu alanların "orman vasfını kaybettiği" gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkarıldığını ancak sahada yapılan gözlemlerde alanın önemli bölümlerinin fiilen orman niteliğini koruduğunu anlatan Demirtaş, kararın ardından bölgenin yapılaşmaya açılabileceği uyarısında bulundu.</p>

<h2>KİRLİLİK ARTACAK</h2>
<p>Demirtaş, söz konusu alanın Ankara’nın en önemli içme su kaynağı olan Kurtboğazı Barajı’nın su toplama havzasında bulunduğunu belirterek, "Orman alanı yapılaşmaya açılırsa Kurtboğazı Barajı’na daha az su gidecek. Bir de giden sular</p>
<p>kirlenmiş olacak" uyarısında bulundu. Kurtboğazı Barajı’nın Ankara açısından öneminin yalnızca kendi havzasıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Demirtaş, Eğrekkaya, Akyar ve Kavşakkaya barajlarından gelen suların da Kurtboğazı üzerinden başkente ulaştırıldığını anımsattı.</p>
<p>Demirtaş, olası yapılaşmanın bu kaynaklardan gelen suyun kalitesini de etkileyebileceğini kaydetti. Demirtaş "Bu işlem hem bilimsel olarak gerçeğe aykırı, hem de Ankara’nın içme suyu tehlikeye giriyor" dedi. Düzenlemenin hukuki dayanağı olan 6831 sayılı Orman Kanunu’nun</p>
<p>Ek 16. maddesini de eleştiren Demirtaş, uygulamanın Anayasa’nın ormanların korunmasına ilişkin 169. maddesiyle çeliştiğini savundu. Demirtaş "Yasanın 169. maddesi orman alanlarının daraltılamayacağı, mülkiyetinin devredilemeyeceği söyler" dedi. Demirtaş, orman sınırları dışına çıkarılan alanların daha sonra planlanması, kiralanması, satılması ve özel mülkiyete konu edilmesinin önünün açılabileceğini belirtti.</p>
<h2>‘SAĞLIK VADİSİ’ İDDİASI</h2>
<p>Orman sınırları dışına çıkarılan alanın geleceğine ilişkin bazı</p>
<p>duyumlar aldıklarını belirten Demirtaş, bölgenin “Sağlık Vadisi Sanayisi" adı altında planlanabileceğini öne sürdü. Bu kapsamda termal oteller, termal hastaneler ve konut alanlarının gündeme gelebileceğini belirten Demirtaş, "Büyük olasılıkla bu alanlar zengin Arap şeyhlerine satılacak, onların yararlanması öngörülüyor" iddiasında bulundu. Demirtaş, orman alanlarının belirlenmesinde 20 santimetreden sığ toprakların tarım yapılamaz kabul edilmesine de tepki göstererek, bu yaklaşımın ormancılık bilimiyle bağdaşmadığını ifade etti.</p>
<div class="brgn-box">
<p><strong>Bugün toplantı düzenlenecek</strong></p>
<p>Kurtboğazı Havzası’na yönelik kararın etkileri, bugün Ankara Kent Konseyi Ana Salonu’nda saat 13.30’da düzenlenecek "Başkentin İçme Suyu Tehlikede” başlıklı toplantıda ele alınacak.</p>
<p>Kırsal Çevre, Ankara Kent Konseyi, Çevre ve İklim Meclisi, TMMOB Ankara il Koordinasyon Kurulu’nun düzenleyeceği toplantıda Ankara’nın içme suyu ve Kurtboğazı Barajı, orman sınırları dışına çıkarılan alanlar, Kızılcahamam’daki düzenlemenin etkileri, içme suyu havzalarının korunması ve hukuki güvenceler değerlendirilecek. Kırsal Çevre Derneği, Ziraat Mühendisleri Odası, çevre hukukçusu ve ASKİ’den yöneticilerin katılacağı toplantının ardından sonuç bildirgesi yayımlanacak.</p>

</div>
<div class="brgn-box">
<p><strong>Ankara Kent Konseyi Çevre İklim Meclisi: Yapılaşmanın sonuçları felaket</strong></p>
<p>KIRÇEV, Ankara Kent Konseyi Çevre İklim Meclisi,TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu yaptığı açıklamada söz konusu alanın yalnızca ormanlardan ibaret olmadığı, başkentin su güvenliği, doğal yaşamı ve tarımsal üretimi açısından da kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Şu sorular soruldu:</p>
<p>• Ankara’nın içme suyu kaynakları nasıl korunacak?</p>
<p>• Su havzasında olası yapılaşmanın sonuçları ne olacak?</p>
<p>• Ormanlar, meralar ve tarım alanları nasıl güvence altına alınacak?</p>
<p>• Gelecek kuşakların su hakkını kim koruyacak?</p>
</div>